Komşumun Kamerası Evimin Önünü veya Balkonumu Görüyor Bu Suç Mu?

Evimizin balkonu, penceresi, kapımızın önü kişisel yaşam alanlarımızdır. Ancak komşunuzun kendi güvenliği veya yönetimin sitenin/apartmanın güvenliği amacıyla yerleştirmiş olduğu kameraların size ait bu ve benzeri alanları çekmiyor ve kaydetmiyor olması gerekir. Komşunuzun bunun için ayrıca açık rıza alması şarttır. Güvenlik amacıyla yerleştirilen kameralar yalnızca ortak alanları görüntülemelidir, bu ortak alanlara örnek olarak otopark, asansör önü, apartman önü örnek gösterilebilir.

Açık rızanızın alınmadığı bu tür durumların hukuka aykırılık teşkil edeceği, suç olarak kabul edileceği söylenebilecektir. Yargıtay kararları da bu yöndedir. 

T.C. Yargıtay 12. Ceza Dairesi
Esas:
 2013/29575
Karar: 2014/14707
K.T.: 16.6.2014

DAVA : Kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 5237 sayılı TCK’nın 135. maddesinde düzenlenen “Kişisel verilerin kaydedilmesi” suçunun oluşabilmesi için, belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, hukuka aykırı olarak kaydedilmesi gerekmekte olup, suçun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı, herkes tarafından bilinmeyen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerektiği; bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, “kişisel veri” olduğunda kuşku bulunmamakta ise de, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesinin, bilgisi dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi 5237 sayılı TCK’nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması 5237 sayılı TCK’nın 134/2. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında düzenlendiğinden, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü, fotoğrafı ya da sesinin, yasal anlamda, 5237 sayılı TCK’nın 135. maddesi kapsamında kişisel veri olarak değerlendirilemeyeceği, kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata ilişkin ses ve görüntülerini dinleme, izleme ya da kaydetme eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, esasen bu hallerde, kişinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiğinden de söz edilemeyeceği,

Dosya kapsamına göre, sanığın, evinin bahçesine taktırdığı kameralar ile yan komşusu olan katılanın bahçesindeki kişisel veri niteliğindeki görüntülerini hukuka aykırı olarak kaydettiğinin iddia edildiği somut olayda; alınan bilirkişi raporunda, kameranın bağlı olduğu bilgisayarın sabit diskinin incelenmesinde, hard diskin fiziksel arıza nedeniyle çalışmaması nedeniyle içerisindeki verilere erişimin mümkün olmadığı, katılanın şikayeti üzerine polis tarafından temin edilen sanığa ait güvenlik kameraları görüntülerinin bulunduğu CD’nin incelenmesinde, katılana ait bahçede bulunan kişilerin, masa ve sandalyelerinde kamera açısında olup, bunlara ilişkin görüntülerinde kaydedildiği, toplamda üç ayrı güvenlik kamerasından elde edilen 7 ayrı görüntüden 6 tanesinde katılanın bahçesinin görüntülerinin olduğu, 6 görüntü açısının katılanın bahçesini kaydettiği, ayrıca sanık müdafinin sunduğu fotoğraflara göre güvenlik kamerasının açılarının bu şikayet sonrasında değiştirildiği, şikayet sonrasında kamera açılarının sadece sanığın bahçesini kapsayacak sınıra çekildiği, önceki fotoğraflarda yer alan müştekinin bahçesinin şikayet sonrasındaki görüntülerde ve fotoğraflarda yer almadığı ve görülmediği, şikayet sonrasında çekilen fotoğraflara göre bu fotoğrafların aynı güvenlik kameralarından alındığı, ancak müştekinin bahçesinin bu fotoğraflarda ve görüntülerde gözükmediği ve yer almadığı, kamera açılarının değiştiği, kamera açısının sanığın bahçesini kapsayacak sınıra çekildiği ve hali hazırda katılanın evinin görüntülenmediği belirtilmiş olmakla, sanığın, katılanın özel hayatına dahil olan, gün içerisinde kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü ve ne yaptıkları gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli takip, denetim ve gözetim altına almak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyet kapsamında olduğu ve eylemin TCK’nın 134/1-2. cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı anlaşılmakla, sanığın bu suçtan sorumlu tutularak mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde de yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,

SONUÇ : Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Ayrıca bu tür durumlar sebebiyle yaşadığınız mağduriyetleri ve kişisel haklarınızın ihlalini kanıtlayabilmeniz durumunda tazminat davası açabileceğiniz gibi mahkemeden kameraların söktürülmesini talep edebileceğiniz bir dava açmanız da mümkündür. Konuya ilişkin Yargıtay kararlarında da bu talebin kabulü yönünde kararlar mevcuttur.

T.C. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Esas: 2016/2792

Karar: 2018/6717

K.T.: 15.10.2018 

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04.09.2013 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve kal talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.

Davacılar vekili; müvekkilleri ile davalının aynı binada müvekkillerinin alt katta davalın üst katta oturduğu davalının evin girişine avlusuna, merdiven kısmına ve balkonuna kamera koyduğu kameraların müvekkilerinin evin giriş kapısı ve pencerelerine yöneltilerek kayıt işlemi yapıldığı özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini belirterek elatmanın önlenmesine ve kameraların kal’ine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, kameraları güvenlik için taktırdığını, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece; davanın kabulüne ve müdahalenin önlenmesine, bilirkişi raporunda yerleri belirtilen 2, 3, 4, 5 nolu kameraların kal’ine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2- Hükmün 2. bendinde; bu kameraların (2, 3, 4 ve 5 no’lu ) kararın kesinleşmesinden itibaren 1 haftalık kesin süre de davalı tarafça kal’i ne, aksi halde masrafı davalı taraftan alınmak sureti ile davacılar tarafından kaldırılmasına, şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de; belirtilen bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hüküm fıkrasının 2. bendindeki “aksi halde masrafı davalı taraftan alınmak sureti ile davacılar tarafından kaldırılmasına” şeklindeki kısmın hüküm fıkrasından çıkarılmasına hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.10.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.