Yapay Zeka ve Telif Hakkı

Yapay zeka, en basit tabiriyle insan zekasını taklit eden bilgisayar sistemleri olarak tanımlanmaktadır. Yapay zekanın hayatımıza hızlı girişiyle yapay zeka tarafından üretilen “eser”lerin telif hakkı tartışması da hukuki tartışmalar arasına hızlı bir giriş yapmıştır. Günümüzde özellikle genç kuşağın akademik çalışmalarından sohbet etme ihtiyacına kadar çok çeşitli alanlarda kullandığı yapay zekanın üretimi olan eserlerin bir eser olarak kabul edilip edilmeyeceği tartışmasında dahi henüz ortak bir fikre varılmamışken hukuk camiasında bu eserlerin telif hakkı üzerine tartışmalar başlamıştır.

Yakın süreçte yabancı ülkelerdeki yargı kararlarının da farklı yorumlar içerdiğine şahit olduk. Ancak kısaca özetlemek gerekirse; ABD yargı kararlarında yapay zeka eser üreticisi olarak kabul edilmeyip eser üreticisinin yalnızca insan olabileceği ve insan üretimi olan eserlerin telif hakkına konu edilebileceği karar bağlanmıştır, Almanya ve İspanya’da da benzer kararlar çıkmıştır. Avustralya’da Acohs Pty Ltd-Ucorp Pty Ltd davası kararında, insan tarafından oluşturulmayıp bilgisayar zekası ile oluşturulan çalışmaların telif hukuku yönünden korunamayacağına hükmedilmiştir. Çin’de bir mahkemede de yapay zekaya ait eserlerin telif hakkına konu edilemeyeceğini, bu eserlerin bir sahibi olmayacağını ancak bu eserlerin de bir hukuki düzenleme ile korunması gerektiğini vurgulamıştır. Tüm bu kararların aksine İngiltere’de görülen Express Newspapers Plc-Liverpool Daily Post&Echo Plc davasında ise mahkeme kararı bilgisayarı, eseri üreten insanın kullandığı bir araç olarak tanımlamış ve bir yazarın kaleminden veya daktilosundan farklı olmadığını kabul etmiştir.

Yapay zekanın, üreticinin bir aracı olduğunu kabul etmek tartışmaları hafifletebilir ancak güncel tartışmalar takip edildiğinde çoğunluk tarafından desteklenen bir görüş olmadığını söylemek mümkün. Öte yandan yapay zeka için kendine ait bir eser ürettiğini söylemek de pek doğru olmayacaktır. Yapay zekanın üretici konumunda olduğu kabul edilerek ortaya çıkan eserin sahibinin yapay zeka olduğunu söylemek de işi olduğundan karmaşıklaştıracaktır, böyle bir durumda özellikle sorumluluk konusu çok ciddi bir tartışma haline gelecektir. Bu eser, yapay zekanın birinin eserini taklit ederek ortaya koyması durumunda taklit edilen eserin sahibi kime karşı dava açacaktır? Veya bu taklit sebebiyle bir zararın ortaya çıkması durumunda herhangi bir mal varlığı olmayan yapay zekadan tazminat istemek söz konusu olmayacağına göre zarar nasıl giderilecektir?

Teknolojik bir gelişmenin hukuk açısından da böylesine tartışmalı bir konu olması bir yandan heyecan vericidir. Ülkemizde yürürlükte olan mevzuat ışığında yapay zeka eserlerinin insan eliyle yapılmış eserler gibi hak ve korumalara sahip olmadığını söylemek mümkündür. Elbette ki zamanla ve ortaya çıkan sorunların, uyuşmazlıkların çözüm arayışında hukuki düzenlemeler çerçeve kazanacak, belki de yeni birtakım düzenlemelerin yapılması söz konusu olacaktır.